Peygamberimizden çok Üstad’dan söz edildiğini iddia edenlere karşı ne diyebiliriz?

Bu gibi iddialar, ekseri olarak, Risale-i Nur'dan haberi olmayan insanların iddiasıdır. Risale-i Nur'u ciddiyet ile okusa, kimden bahsedildiğini gayet zahir olarak görecek.

Bir defa Üstad, Risale-i Nur'da kendi şahsını sürekli gizli tutmaya çalışıyor. Hatta kendinden bahsederse de, hep murakabe ve zem ile bahsediyor. Ekseri olarak bahsedilen şeyler hep Kur’an ve Peygamber Efendimiz (asv) ve imana dair hakikatlerdir.

Burada bu tip avam insanların zahir şöyle bir yanılgı ve hatası var. O da şudur; Risale-i Nur'daki hakikatleri, Nur Talebeleri başkalarına aktarırken, doğal olarak "Üstad şöyle dedi, Üstad buna şöyle işaret etti, Üstad bunu dedi", şeklinde ifade ediyor. Her cümlesinde Üstad'ı da zikredince, karşıdaki cahil adam, cümlenin muhtevasına değil, "Üstad" lafzına takılıp kalıyor. Dolayısı ile "Bunlar peygamber değil de hep Üstad diyorlar.", diye bir vehme kapılır. Halbuki aktarılan cümlenin şekline değil de, manasına ve içeriğine dikkat etse, hep Kur’an ve peygamber denildiğini anlayıp idrak edecek.

Risale-i Nur'da Üstad, bütün hakikatleri hep Peygamber Efendimize (asv) bağlıyor. İslam tarihinde Peygamber Efendimiz (asv)'in beşeri ve manevi yönünü Üstad kadar güzel ve ikna edici şekilde tarif eden başka bir âlim de yoktur. Bütün bunlara rağmen, hâlâ Üstad, "Peygamber (asv)'den çok kendinden bahsetmiş." demek, hakikaten cehalet ve hamakattan başka bir şey değildir.

* * *

Bu konuda her iki tarafa da düşen vazife vardır: Nur Talebeleri Üstad'ın ismini iki de bir dile getirmemeye dikkat etmelidirler; karşı taraf da bunu normal görmelidir. Bir talebe sürekli öğretmeninden, bir çocuk iki de bir babasından bahsettiği gibi; Bediüzzaman'ın kitaplarından İslamı öğrenenlerin de iki de bir onun ismini vermelerini normal karşılamalıdırlar.

Kaldı ki, Üstad'ının ismini iki de bir nazara verenler sadece Nur Talebeleri de değildir. Her cemaat ve tarikat mensubu, bağlı bulunduğu zatın ismini sürekli kullanır. Esasen bunda yadırganacak bir durum yoktur. Ama yine de dikkat etmekte fayda vardır. Risalelerin mesajını verdikten sonra, Üstad'ın ismin vermek zorunda değiliz. Nitekim, imani bahislerle ilgili risalelerin sonunda Üstad, ismini yazmamıştır.

Makale Yazarı: 
Sorularla Risale