Hadis-i şerifte, "Dünyevi bela ve musibetlerden dolayı ölümü istemeyiniz." denildiği halde, Üstad'ın; "Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyâde, ölümü tercih ettim." demesini nasıl anlamalıyız?

Ölümü istemek iki sebepten dolayıdır. Birisi; imansızlık ve tevekkülsüzlükten dolayı, kainatın hadiselerinin altında ezilmekten hasıl olan manevi sıkıntıdır. İmanı olmayan ya da takvasızlık ve ibadetsizlikten dolayı, imanı hayatına tesir etmeyen insanlar, dünyanın birtakım sıkıntı ve musibetleri karşında dayanamayıp, ölümü ve intiharı isterler.

Diğeri ise; imanın ve aşk-ı İlahi’nin kemalinden gelen arzu-yu vuslattır. Yani Allah’a olan aşk ve imandan gelen bir kavuşma arzusudur. Bu yüzden büyük Allah dostları, ölümü "düğün günü" olarak görmüşler. Hazreti Yusuf (as) gibi, Üstad Hazretlerinin ölümü düşünmesi ve istemesi bu yönü iledir.

Peygamber Efendimiz (asv)'in dünyayı cennete nispeten zindan gösteren hadisleri de bu manaya işaret eder. Meseleye "kim zindanda iken saraylara gitmeyi arzu etmez" manasında bakabiliriz.

Diğer bir mana olarak; Üstad Hazretlerinin o büyük sıkıntılara rağmen sabır ve metanet ile mücadeleye devam etmesi ve muhtemel ki vehminden geçen intihar gibi kuruntulara ehemmiyet vermeyip, sadece üzerindeki baskının vahametini ifade etmekte tasvir etmesi, onun ne denli büyük bir alim ve veli olduğunu bize gösteriyor.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com