Risalelerde bazı talebelerin Üstad Said Nursi yerine vefat ettikleri yazıyor. Bir başkasının yerine vefat etmenin dindeki yeri nedir, Bediüzzamanın yerine vefat eden talebeleri kimlerdir?

İslamiyet; fazilet ve fedakârlık dinidir. Her şeyde fedakârlık olabilir. Bunun en faziletlisi de; bir insanın, mukaddesatına, yüksek gaye ve hedeflerine kendisini feda etmesidir.

Bir askerin vatanı için kendisini feda etmesi; Allah indinde öyle bir fazilettir ki; Cenab-ı Hak onu şahadetle taltif ediyor.

Sahabelerin Peygamber Efendimizi  (a.s.m.) tehlikeden korumak için, etrafına etten duvar örmeleri, bu işin bir başka boyutudur.

Demek ki; dinimizde herkes, yüksek ideal ve mukaddesatı için; malından, canından, makamından, sevdiklerinden ve ömründen fedakârlık yapabilir.

Muazzez Üstadımız da, bazı talebelerinin kendisi yerine vefat ederek, fedakârlığın ve feragatın en yüksek seviyesini icra ettiklerini söylemektedir.

Bu hususta, yeğeni Ubeyd, Hafız Ali, Hasan Feyzi, Molla Habib ile, Binbaşı Asım Beyin, Üstad'a ömürlerini feda ettiklerini muazzez Üstadımız Külliyat'ta nakletmektedir.

Cenab-ı Hakk'ın insanların ömürlerinde külli kader ve takdiri, insanın cüzi ihtiyar ve iradesine bağlıdır.

Dolayısıyla Nur Talebelerinden bazılarının, kalan ömürlerini, kendi iradeleriyle Üstad'a feda edecekleri, ilmi ilahiyece malum olduğundan, Cenab-ı Hak bu fedakârların ömürlerini ona göre takdir ediyor ve nakıs tutuyor.

Bu fedakârlığın azim ücretini Allah, bir nevi şahadet anlamında ahirette ihsan edecektir.

Nasıl ki maldan, candan, makamdan, rütbeden ve hayattan fedakârlık oluyor ve Allah indinde faziletli ameller sırasına giriyor ise; yukarıda anlatıldığı üzere, ömürden de fedakârlık ve feragat olur. Bu fedakârlık hem mümkündür. Çok da vakidir. Hem de yüksek bir fazilettir.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com